« Önceki |

29/7/2007

maziden esintiler

ŞEYHÜLİSLAM YAHYA'YA

Bize kafir demiş müfti efendi
Tutalım ben diyem ana müselman
Varıldıkda yarın ruz-i cezaya
İkimiz de çıkarız anda yalan

TAHİR EFENDİ'YE
Bana tahir efendi kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Maliki mezhebim zira
İtikaadımca kelp tahirdir.

tahir:temiz , kelp:köpek

Gürci hınzırı a samsun-ı muazzam a köpek
Kande sen kande nigehbani-i alem a köpek

Vay ol devlete kim ola mürebbisi anun
Bir senin gibi deni cehl-i mücessem a köpek

Ne gune kaldi meded devlet-i Al-i Osman
Hey yazuk hey ne musibet bu ne matem aköpek

Ne ihanetdür o sadra bu zamanda ki anun
Olmaya sahibi bir Asaf-ı kerem a köpek

Hidmet-i devlete sair vüzeradan göreler
Bir fürumaye koca ayuyı akdem a köpek

Bu mahlallerde ki Bagdadı ala şah-ı Acem
Arz-ı rumu ede teshir Abaza hem a köpek

Sattınız iki soysuz bir olup hanlığı
Kimseyi etmedünüz bu işe mahrem a köpek

Paymal eylediniz saltanatın ırzını hem
Yok yere oldı telef ol kadar adem a köpek

Hiç hanlık satılır mı hey edebsiz hain
Tutalım olmamış ol fitne muazzam a köpek

Sen kadar düşmen-i devlet mi olur a hınzır
Ne turur saltanatun sahibi bilsem a köpek

Ehl-i dil düşmeni din yoksulu bir melunsun
Öldürürlerse eğer can-be-cehennem a köpek

Böyle kalur mu soysuzlar elinde devlet
noldu ya gayret-i şahenşeh-i azam a köpek

Hak götürdü arabı gitti hele dünyadan
Kim götürse akabince seni bilmem a köpek

File nacar meger yükledeler tabutunu
Çekemez cife-i murdarunu adem a köpek

Filler de çekemezse ne acep laşeni kim
Var mı bir sencileyin div-i mülahhem a köpek

Sen soysuz eşek ol Kirli o... yaraşur
Bindürüp sırtına teşhir edersem a köpek

(Siham-ı Kaza'dan)

Siir
Asagidaki siir, edebiyat tarihimizin saygin sahsiyetlerinden Sümbülüzade Vehbi Efendi'nin müstesna bir eseridir. Siirin hikayesi de söyle: Bir gün padisah Vehbi Efendi'yi yanina çagirir ve: "Bana öyle bir siir yaz ki bir misrasini okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin" der.

Azm-u hamam edelim, sürtüstürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
* * *
Lal-u sarap içurem ve islatip geçirem,
Parmagina yüzügü, hatem-i zer drahsan.
* * *
Egil egil sokayim, iki tutam az midir?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
* * *
Diz çökerek önüne ilik ilik akitam,
Bir gümüs ibrik ile destine ab-i revan.
* * *
Salinarak giderken arkandan ben sokayim,
Ard etegin beline, olmasin çamur aman.
* * *
Kulaklarindan tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasin yola revan.
* * *

Öyle bir sokayim ki, kalmasin disarda hiç,
Düsmanin bagrina, hançerimi nagehan.
* * *
Eger arzu edersen, ben agzina vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altini, olsun kulun saduman.
* * *
Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam.

Sümbülüzade Vehbi Efendi

29/7/2007

bedahşan ili ve yüreğim

Bedahşan ili ve yüreğim

Sen çık ve salın, gün akşamlıdır
Tükeniyor, yok oldu bile sevgi
Yazılsın tarihi ve sezilsin
Sonlanışı aşkın, artık o yok ki...
Öyleyse gülüm, neye yarar bilim;
Ezelden ölümün ettiği zulüm,
Granit kayalara kazılsın.
Umardık yüreğimizin yazıtları,
Yâni o kayalar, bir de kanımız,
Bir gün lâl olur Bedahşan?da.

Ah kuzu, bıçak hep senin boynuna
Kirlenmiş çöllerde şimdi Leylâ...
Teneke kutu ve çöpler yanında,
Yüreğimiz lâl olmaz asla.

Yeridir, bu yürek şimdi ezilsin,
Yazılsın tarihi ve sezilsin...
Bir zaman vardı, şimdi yok sevgi
Sen çık ve salın, şunu da bil ki,
Küskün gider gidenler yer altına
Nice gevher bedenler çürüdüler
Gevher canlar imiş, parlıyor hâlâ
Tek sahipli ve çok yüzlü bir tebessüm
Özlem ve buluşmalar hep onunla.

Ben kınanma hırkasını kendim giydim eğnime

Sağtöre kadehini taşa çaldım kime ne
Bu kimi ilgilendirir Beyefendi?
Çünkü nice beden, gevher misâli
Arzın sandukasına kondu.

Ah çık ve salın ki gün akşamlıdır
Dilim ise lâl olacak yakındır
Ama yüreğimin kanı ve kayalar,
Lâl olmayacak Bedahşan?da...
Of kuzu, bıçak hep senin boynuna
Sen çık ve salın, gün akşamlıdır.

 

hüsrev hatemi


23/7/2007

kitap

"Hikmet onda, marifet onda hakîkat ondadır

Hasılı sermâye-i dünya ve dinimdir kitâb

Sıklet onda, harcama onda, sarf-i nakd ondadır

Hâsılı iptilâ-yı ömr ü hayatımdır kitap."

 

9/2/2007

viran edersin

Gencinen olsam vîrân edersin
Âyînen olsam hayrân edersin

Tîr-i nigehden dâğ-ı derûna
Baksan ne işler seyrân edersin

Sâkî kerâmet sende ya bende
Bahri habâba mihmân edersin

Nezzâre-i germ etdikçe ey çeşm
Âteşle âbı yek-sân edersin

Ey huşk zâhid dem urma meyden
Dest-i duâyı mercân edersin

Zâhid o meh-veş bir nûrdur kim
Büttür demezsin îmân edersin

Mâdâm uçarsın gözlerde ammâ
Rûyun perî-veş pinhân edersin

Tabl-ı tehîden gümdür suhanler
Bî-hûde Gaalib efgaan edersin

Etvâr-ı çerhe uy mevlevî ol
Seyrân edersin devrân edersin

 

Şeyh Galip

kaynak:www.siirdostu.com

23/1/2007

en azından 3 dil

 

ÜÇ DİL


En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime arslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelime bir kat daha artacaksın

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Canım ağzıma geldi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın insanı sömürmesi
Rezilliğin dik alası demesini
Ne demesi be
Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernuş
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı